top of page

Fidan ormandır. İnsan kainat.

Bilinçte tortudan başka işlevi olmayan üvey daralmalara inat; “dert-keder-yas”,

Öz’ün gürleşme, ruhun genişleme fırsatıdır.


Kahraman içeriden açılan kapının eşiğinde durmaktadır. Kıymeti kendinden menkul kurtarıcılara sesini duyuramamaktan, bir türlü açılmayan o kapının eşiğinde zihninin sıkışık hücresinde kalmaktan ziyadesiyle yorulmuştur. Yorgunluğu u’mutsuzluğa, mutsuzluğu öfkeye, öfkesi isyana dönüştükçe, isyanı varlığını da daraltmaya başlar.


Bir noktada sıkışan kahramanın kendini doğurmaktan başka çaresi yoktur.


Öncesinde sıkıca tutunduğu emanetleri olan sınırlı ve karmaşık yapıdaki öğretileri yıkıp mevcudiyetine ulaşmaya çalışır. İlerlemek için hafiflemek ve dahi hafiflemek için ilerlemek gerektiğini keşfeder. Dünyaya geliş görevini gerçekleştirmek için, ben sandığı şeyin her parçasını bile isteye öldürerek dönüşmek zorundadır artık.


Kahramanın görevi; kapı, kilit, sınır ve kurtarıcı olmadığını tamamen kavradığında, ruhun karanlık gecesinde duvarları geçip ötesini görebildiğinde, gücünü özgür iradesinden başka hiçbir şeyden almaksızın bütünüyle açığa çıkartmak zorunda olduğunu fark ettiğinde ve korktuğu her şeyin aslında potansiyeli olduğunu bildiğinde başlar. Tam ve bütündür. Ancak bu hâl için tükenircesine küçülüp sıkışmanın nihayetinde patlayarak s’açılması gerekmiştir.


Zihin evresi bittiği için varoluş ile uyumu başlar. Kaynakla kesintisiz bağlantının büyük ilhamlar ve yaratımlar için portal gibi çalıştığını keşfeder. Bildiği, öğrendiği, sandığı her şey sarsılarak yıkılmıştır. Kahraman artık hayalinin tezahür hızını -zaman ve mekan kavramlarının üzerine çıkmış halde- deneyimler. Düşün ve sözün büyüsünü aleyhine kullanmayı bıraktıkça artan yaratım gücünü keşfeder ve frekans yasasını bütünün lehine çevirebilmeyi doğal olarak becerir. Kalp gözü açılmıştır. Kendine inanmaya başlamıştır. Oku’r…


Uyanmış bir kahramanın, uyanmış bir sanatçının; sevgi, huzur, denge, neşe, bütünlük, genişleme, yaratıcılık, kapsayıcılık, muktedirlik ve olandaki muazzamlığın farkında yaşaması kaçınılmazdır. Yatay sonsuzluğu aşan kahraman, korkunun korkusunu yenmiştir. Nihayetinde varoluşu deneyimlemeye gelmiştir. Olanı, arkasını ve sebebini bütünüyle görebilir. Bu görüş açısı tüm boyutlardaki versiyonlarının tekamülüne destek olduğu için yüksek benliğinin desteğiyle özdeki zirveye doğru ilerlemeye başlar. Dualite illüzyonundan birlik bilincine ve bilincindeki bir ile bilgelik mertebesine geçmiştir. İniş-çıkış / düşüş-yükseliş demeksizin akar. Başarmıştır!


Frekansını yükseltmiş, ezberini bozmuş, her şeyin aslında sonsuz yolculuğunda kendisine ne pahasına hizmet ettiğini kavramış ve aslında hatırladığı için kendini kendinden doğurmuştur. Öz dışı her şeyden sıyrılmayı başarmış ve bu keşif gelişiminde kendisine “iyi” veya “kötü” olmak pahasına destek vermeyi seçmiş bütün ruhlara farkındalıkla şükretmeyi öğrenmiştir. Zamanın ruhuna göre anbean yeniden biçimlenme ve yaratım gücünü kullanabilme yetisini zorlandığı her nüansın desteğiyle açığa çıkarmıştır.


Vücut suyundaki titreşimin ne anlama geldiğinin farkında olan kahraman, toprağını sular, nefesi korur, ateşini kontrol altına alır, ki elementlerle kurduğu bağın dengesiyle gücüne adım adım ulaşır. Çabalar, çünkü hak ettiğini bilir.

Geriye inandığını görmek kalır.


Şüphe etmeyen, ruhun karanlık gecesini ve aydınlığın kör edici zaferini kolektifin lehi ve dengesi için kullanır. Sırf bu nedenledir:

İster ve ulaşır.


Varlık ana rahmine düşmeden önce dünyada tekamülü için deneyimleyeceklerinin tamamını izler. Dünyaya bedenlendiğinde kim ve ne olduğunu hatırlayacağına dair, bilincini, ruhunu, bedenini, nedenini ve ilahi gücünü onurlandıracağına dair söz vermiştir. Bu öyle güçlü bir söz ve aynı zamanda öyle mahçup bir geliştir ki, bu boyutun nüvesi olan korku aslında ölüm değil, tamamlanamama korkusudur. Görevden düşmektir, aynı dersleri tekrar etmek zorundalığıyla karşı karşıya kalmaktan korkmaktır.


Sırf bu yükselişin gerçekleşmesi için yoldan çekilen “evlat/anne/baba/kardeş/eş/dost” için tutulan bitimsiz yas, ruhun ihtiyacı olan her şeye erişimi olduğunu unutturacak büyüklükte bir illüzyondur. Ruh kontratını hatırlayıncaya kadar içsel bir yas döngüsünde, tam olarak ne olduğunu bilmediği yitiğinin arayışıyla süreç boyunca benzer frekansları çeker.


Öz gürdür. Kahraman arayışından utanan kahraman bu illüzyonu aşar.

Hatırlar ve erişir.


figen denli / 2019


ree

 
 
 

Yorumlar


bottom of page