Düşündüğü hiç bir şeyin karşılığı yoktu yaşamda...
- Figen Denli
- 15 Eki 2006
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 27 Oca 2018
seçtiği hayatın ona yakışmadığını biliyordu
her nasılsa ödünç aldığı umutları vardı
geri verilemeyen...
sevinebilmeyi unutmuş yüreği;
kenti bir uçtan bir uca yürümeyi demememiş,
ve başka kentlere sereserpe bırakamadığı bedeni...
düşündüğü hiç bir şeyin karşılığı yoktu yaşamda...
kurtuluş bulutunda birini tanımış,
o da üzerine yağmurunu bırakıp, var gibi durup gitmişti,
ıslanıp, üşüyüp, sabaha kadar sayıkladığı bir gece
biri başını beklese, bütün hikayesini içinden alabilecekti
sevdiğiyle uyuyup uyanamadığını anladığı ilk sabah,
ömrünün bütün bedelini çoktan ödemişti...
söz-söze yarını beklemişti, eldeki gün biterken...
sevgi düzene girmeden nasıl girecektiki dünya?
yalnızlığını ve üşüdüğünü unutsa bile,
nasıl unutacaktı aşkı?
ömrünü ortaya koyduğu çabayla beraber...
sussa da, daha fazla kirletilmesede içi kendi karasularında
kendini paramparça edecek,
kendinden daha büyük bir uçurum bulamazdı ya..
çiçekler gibi sevgiler de sulanmalıydı hakkını vererek
o'na sadece yine "o" benzerdi,
bir ben daha sandığı "o" gezgin sağnak bulutundan başka nesi vardı?
gerçeklere bağlılığıyla aşk yerine ayrılık yağdırdığını bilmeyen,
sevgiye denk gelmiş olduğunu varsayıp
arkasına bakmamayı seven bulutundan başka...
yaşama sevincine ve
yaşamına sahip çıkacak biri hiç olmayacaktı
kıyamet günüydü bunu anladığı gün,
yaşamında da akşamdı artık...
dünü yok, bugünü hasta, yarını ölüydü
herşey komik bir yalandı,
saklanıp söylenmemiş olanlar bile bütün yalanlar gibi sıradandı
farkında değilmiş gibi sabırla izliyordu,
aşkı, aşkını ve aşksızlığa sürüklendiği yolu...
yabancıydı herşeye, ve artık yabani bir dildi aşk!
saçmalıkların tümü kazanmıştı
elinde ne yapacağını bilemediği bir aşk kaldığında...
hiç durmadan yıpranan bir şeylerle birlikte
yıpranıyordu dile plesenk suni aşk sözleri...
kendi gülüşünü özlemişti belli ki,
insanın da dolambaçsızını, dürüstünü...
konuşsa cinayet zanlısı gibi azarlanıp, kendi aşkının katili ilan edilmiş, sussa içerden eritilmişti... vazgeçmişti yaşam haklarından, onsuz yaşam daha neler öğretecek bildiği halde..
dünyası o'ydu..
ve dünyada düşündüğü hiçbirşeyin karşılığı yoktu
sesler, sözler azalmıştı zamanla,
taksitle yaşamaktan aşka inancı da zedelenmişti...
yarına yatırım yapacak cesaretli çabalar;
yerini, düne hata katan korkaklığa bırakmasıyla
zaten bu kadarlık bir "aşk" haketmemişti yarını
nasıl yarın olacaktı, yarın nasıl olacaktı aşk?
bugün yeterince güçlü olunmamıştı..
bugün, aşkın yarısı yarına uyuyordu,
yarın, diğer yarısı nasıl uyanacaktı?
figen denli / Ekim 2006





Yorumlar