(K)avun
- Figen Denli
- 28 Şub 2017
- 1 dakikada okunur
hayalinin bile geliş gidiş zamanları var
misafir sevmesem açmayabilirim kapıyı…
fakat gidebileceği sonsuz yer varken
dünyama gelen misafir
hayal de olsa ağırlanmaz mı?
haberin yoktur, geliyor…
bi’ufak rakı açıyorum
peynirin yanında kavun yoksa
sanki ikramım da boşa gidiyor…
kendime benzetiyorum o eksikliği
rakının sevdiği müzikleri çalıyorum tabi
vuslattan hasrete geçiş yapıyorlar…
öyle yakıştırıyorlar ki ortamı üzerime
içmekten başka seçenek bırakmıyorlar…
rakı-peynir ve hayalin tepkisiz kalınca,
seyrin de sefersiz olunca;
altında kaldığım yokluğu
o olmayan kavun gibi
yediremiyorum kendime…
böyle kaçırıyorum ayarımı işte,
her seferinde kahveyi köpüklü yapabilecek kadar…
sonra kapatıyorum bitmiş fincanımı,
“belki” diyorum, belirir olmayacaklar…
belki misafir üstüne misafir gelir,
öyle uygun ki gece;
sanki bir tek kavun habersiz yokluğundan…
sense
kadehimde övünüyorsun rakıyla uyumundan ve
duble geçmeye kalkışıyorsun ya boğazımdan
bilmiyorsun bile, susuz, buzsuz,
tek içtiğimi…
belirdi olmayacaklar
baktım fincanıma
gün doğmak üzere…
anlatsam inanmayacak “neyin var” diyen bile…
“hiçbir şeyim yok” diyeceğim “mutlu olma mecburiyetimden başka”
seni merak edene anlatmaya çalışırsam
üç beş cümleden başka anı olmayışına tosluyorum
o sırada hayalin de gitmiş oluyor
bu yüzden izin veriyorum "neyin var" denmesine
ve zaten ben olan bir başkasının da
ara sıra seni merak edebilmesine…
gerisini tahmin etmişsindir
baştan başlıyor,
figen denli





Yorumlar